
Thrash liginin en büyüklerinden ve kimine göre de en büyüğü olan Slayer'ın,bu sene yayınladığı 'World Painted Blood'albümü satışa sunulduğu ilk hafta,albüm satış listelerinde hangi ülkede ne durumda aşağıda:
Germany-Almanya: #7
Australia-Avustralya: #9
U.K.İngiltere: #41
New Zealand-Yeni Zelanda: #16
Son Slayer albümü World Painted Blood,grubun anavatanı Amerika'da ise ilk hafta da 35/40 bin arası bir satış rakamına ulaştı. Albüm indirme devrinde gerçekten muhteşem bir rakam.
Slayer-World Painted Blood-2009
1 .World Painted Blood 05:53
2. Unit 731 02:39
3. Snuff 03:42
4. Beauty Through Disorder 04:36
5. Hate Worldwide 02:55
6. Public Display Of Dismemberment 02:34
7. Human Strain 03:09
8. Americon 03:22
9. Psycopathy Red 02:26
10. Playing With Dolls 04:13
11. Not Of This God 04:20
http://www.slayer.net
Fransız dark/death metal grubu Bloody Sıgn,Aralık ayında kariyerinin 3.stüdyo albümünü yayınlıyor. Albüm Blood Harvest Records firması tarafından satışa sunuluyor.
Grup,fanlarının yeni albümde şu temaları bulabileceklerini söylüyor,''Dünyanın en derin mağaralarına,son kozmik kara deliklere yapılan karanlık bir death metal yolculuğu. Ruhlar,mistik konular vs.''
"Chaos Echoes"-2009
01. Intro
02. Chord Temple
03. Down To Hell
04. For The Unknown
05. Voice From The Depths (bass interlude)
06. The Call
07. Primordial Sound
08. Symphony Of Bones (drum interlude)
09. Words Of Death
10. Khordê's Funerals (guitar interlude)
11. Tongues Of Shadows
12. Outro
http://www.bloodysign.fr.st/

Halen Behemoth,Arsis,Scar Symmetry ile Neckbreakers Ball Tour kapsamında avrupa turunda olan Devildriver'ın basçısı Jon Miller yeni Devildriver albümünün daha hızlı ve sert olmasını istediklerini söyledi.
İlginç bir açıklama. Yeni Devildriver albümü Pray for Villains daha birkaç ay önce yayınlandı ve şimdiden yeni albüm soundu hakkında fikir veriyorlar.
Bu arada son Devildriver albümü Pray for Villains,satışa sunulduğu ilk hafta da,sadece Amerika'da 14600 kopya sattı ve Billboard 200 listesinde 35.sıraya yükseldi.

İsveçli efsane gitarist Yngwie Malmsteen aralık ayında yayınlayacağı yeni albümünde,bu sene hayatını yitirmiş pop kralı Michael Jackson'ın "Beat It" şarkısını yorumluyor.
''High Impact" track listing:
01. Caprici Di Dablo
02. Brothers
03. Blitzkrieg
04. Trilogy Suite
05. Red House
06. Finale
07. Magic City
08. Arpeggios From Hell
09. Far Beyond The Sun
10. Cantabile
11. Blue
12. Overture 1622
13. Fugue
14. Beat It (MICHAEL JACKSON cover)
http://www.yngwiemalmsteen.com/

Bir albüm yayınlanır yayınlanmaz hemen dinleyip yorum yazmak bana göre değil. Zamanında Da Vinci Şifresi romanını bile acayip merak etmeme rağmen sırf magazin programlarında bile bahsediliyor diye okumamıştım. Fırtınanın dinmesini bekledikten sonra okudum o ayrı.
Nile insanötesi bir grup. Buna hiç şüphem yok. Bu adamlar teknik death metalin kralları kesinlikle. Dinlediğim bütün Nile albümleri moda terimle 'eargasm' yaşamama neden olmuştur ve bu son Nile bombasıyla da artık benim için mastürbatif death metal statüsüne yükselmiştir Nile müziği. O kadar iyi yani. Fakat aklıma takılan bir durum var. Behemoth'un 'at the left hand ov god' şarkısını dinlediyseniz,parçanın son saniyelerinde 'Hak la ilahe illahlah' yani ''Allahtan başka ilah yoktur!'' şeklinde bir Kur'an ayetinin ilahileştirilmiş şeklini duyabilirsiniz. Bu şarkının videosunda Meryem Ana heykelinin gözlerinden kan gelirken bu ilahi duyuluyor. Bu islami gönderme son Nile albümü 'Those Whom the Gods Detest'e de kendine yer bulmuş. Örneğin açılış şarkısı Kafir,Karl Sanders'ın kelime-i şehadetine tanık olmamızı sağlıyor. Karl Sanders 'Eşhedü enlâ ilâhe illallah'' yani ''Allahtan başka ilah yoktur'' derken ne dediğini biliyordu muhtemelen. Karl Sanders müslüman oldu anlamına gelmiyor bu elbette. Bu daha çok,batının ortadoğu ve ortadoğu ile ilgili herşeye nesnel yaklaşmasından kaynaklanıyor kanımca. Yani bu kelimeler onlara mistik,büyüleyici vs.geliyor olmalı. Cümlenin anlamıyla değil kulakta bıraktığı tatla ilgileniyorlar demek istiyorum. Bu konuda birşey daha var;faşist,satanist,anti-semitist black metale şimdi bir de anti-islam black metal eklendi. Bu tip grupların youtube sitesinde yayınlanan fanmade videolarında dehşet bir ırkçılık ve islam/müslüman düşmanlığı söz konusu. Ama bunu yapanların unutmaması gereken birşey var;batı yıllarca hristiyanlık karşıtı black/death metale ses çıkarmadı veya çıkardıysa bile bunu dava açma vs. şeklinde yaptılar. Ama burada islamdan bahsediyoruz. Yani müslümanlar hristiyanların gösterdiği sabrı ve töleransı göstermeyecektir. Kimbilir,belkide amaç budur zaten!
Nile,Those Whom the Gods Detest albümü ile bizleri yine Mısır'a,kültürün ve dinlerin başlangıcına götürüyor. Adını bile,her sene taşarak bereket getiren Nil nehrinden alan bir grubun şarkı temasının Mısır odaklı olması normal elbette. Bu albüm doğunun ve batının bir birleşimi sanki. Batının agresifliği ve doğunun bilgeliği! Bolca ortadoğu tınısı ve üzerine tank etkisinde davullar,cayır cayır gitarlar,dehşet vokaller. 10 şarkılık bir Nile travması bu albüm. 'Yezd Desert Ghul Ritual in the Abandoned Towers of Silence'ı dinleyin. Orphaned Land dinlediğinizi düşüneceksiniz kısa bir zaman için.
Nile senenin en iyi albümüne imza attı. Kalite,maksimum sertlik ve öfke. Bu albümü edinmek için her yol mübahtır!
1. Kafir! 06:50
2. Hittite Dung Incantation 03:48
3. Utterances of the Crawling Dead 05:09
4. Those Whom the Gods Detest 08:07
5. 4th Arra of Dagon 08:40
6. Permitting the Noble Dead to Descend to the Underworld 03:32
7. Yezd Desert Ghul Ritual in the Abandoned Towers of Silence 02:33
8. Kem Khefa Kheshef 06:18
9. The Eye of Ra 05:01
10. Iskander Dhul Kharnon
http://www.nile-catacombs.net/
İsviçreli pagan/melodik death metal grubu Eluveitie 2010 başlarında 'Everything Remains' adında yeni bir albüm yayınlıyor. Nuclear Blast Records tarafından satışa sunulacak albüm 13 şarkıdan oluşuyor. Grup en son bu sene ,Metal Hammer dergisinin Mayıs seçkisi dahilinde ''Slania/Evocation 1 - The Arcane Metal Hammer-Edition'' isminde bir albüm yayınlamıştı.
1. Otherworld
2. Everything Remains As It Never Was
3. Thousandfold
4. Nil
5. The Essence Of Ashes
6. Isara
7. Kingdom Come Undone
8. Quoth The Raven
9. (Do)minion
10. Setlon
11. Sempiternal Embers
12. Lugdunon
13. The Liminal Passage
http://www.eluveitie.ch/
Amerikalı görece taze teknik death metal grubu Arsis 2010 şubatında yeni bir albüm yayınlıyor. ''Starve For The Devil'' adlı yeni Arsis kaydı sınırlı sayıda basılacak. Bu arada internet ve download devrinde bu sınırlı sayıda ve Japonya'ya özel bonus şarkılı albümler biraz komik duruyor. Zira bir Japon kardeşim aldığı o bonuslu albümü anında youtube sitesine ve/veya dosya paylaşım sitelerine ve oradan da download bloglarına ekliyor. Bu şekilde albüm bütün dünyaya aynı şekilde ulaşmış oluyor. Aynı şekilde sınırlı sayıda albüm yayınlamakta anlamsız ''bence''.
1. Forced to Rock
2. A March for the Sick
3. From Soulless to Shattered (Art in Dying)
4. Beyond Forlorn
5. The Ten of Swords
6. Closer to Cold
7. Sick Perfection
8. Half Past Corpse O'Clock
9. Escape Artist
10. Sable Rising
Bonus track:
11. Pound Of Flesh (For The Hell Of It) :)
http://www.myspace.com/arsis
Bir black metal grubu düşünün;içinde Dimmu Borgir vokalisti Shagrath (Stian Tomt Thoresen),Enslaved gitaristi Ice Dale,1349 gitaristi Toloch,Gorgoroth bas gitaristi King ov Hell ve Satyricon bateristi Frost olsun! Grubun adı da 'Ov Hell' olsun ve bu oluşum ilk albümlerini kaydetsin bile!
Ve http://www.myspace.com/ovhell adında bir
de myspace sayfaları olsun...
Shagrath (Dimmu Borgir, Chrome Division) - vokal
King (God Seed, Gorgoroth, Jotunspor, I, Sahg, Audrey Horne) - bas
Ice Dale (Enslaved, I, Audrey Horne, Trinacria, Demonaz) - gitar
Frost (Satyricon, 1349) - davul
Teloch (Nidingr, God Seed, 1349, Umoral) - gitar

Polonyalı thrash metal grubu Bloodthirst 14 kasım tarihinde yeni bir albüm yayınlıyor. ''Sanctity Denied'' adındaki albüm Pagan Records tarafından satışa sunulacak. Albümde 8 şarkı bulunuyor. Bu arada Bloodthirst adında bir thrash grubu da oldukça tuhaf geliyor kulağa :)
1. Wine for the Insane 04:17
2. March with the Dead 03:41
3. Towards Hellfire 04:21
4. Congregation of Sin 03:50
5. Void Inferior 05:18
6. Death Upon Thee 04:47
7. Sanctity Denied 04:19
8. Rage of the Dogs
http://bloodthirst.pl/

Selamlar Martin, umarım “Esoteric” albümü çıktıktan sonra her şey iyi gidiyordur.
Teşekkürler! Her şey iyi.
Stüdyodayken başınıza gelen en komik şey neydi?
“Esoteric” çalışmasını kendi stüdyomuzda kaydettiğimizden beri birlikte çok zaman geçirdik, normalde bir stüdyoya 2 haftalığına girip geceli gündüzlü klasik kayıt mantığıyla hareket etmedik. Böylesi daha çılgın olabiliyor. Bu sefer üzerimizde aynı baskıları hissetmedik, korkarım sana anlatabileceğim hasta işi şeyler yok. “Esoteric” albümünün kayıtları biter bitmez parti yaptık ve hayli vahşi geçmişti. Bende dahil olmak üzere hiç kimsenin bir şey hatırladığını sanmıyorum, ama iyi zaman geçirdiğimizden eminim.
Kayıt esnasında öğrendiğiniz en önemli şey ne oldu?
Aldığımız en önemli ders “yazılmış yeni bir parçanın üzerine beta versiyonunu kaydetme” oldu. Daha iyi, çünkü seni daha sonradan ekstra çalışmalardan kurtarıyor.
Sence son albümünüz önceki çalışmalarınıza göre farklı mı?
Peki, hala melodik ve orkestralı müziklerin içindeyiz ama “Esoteric” belki de eskilerin arasında en hızlı, aynı zamanda en ilerici ve ağdalı olmasıyla dikkat çekiyor. Sanırım bazı noktalarda önceki albümlerimizin karışımı olduğunu söyleyebilirsiniz, ama koro ve orkestralı örnekler gibi yeni elementleri ekledik, solo kısımlar ve daha farklı değişimler söz konusu.
Adınızı daha önce duymayan birisine “Esoteric” albümünü nasıl tanımlarsın?
Belki de çeşitli melodilere ve farklı ritimlere sahip teknik metal albümü diyebilirdim, orkestra ve koroyu atmosfere eklediğimizde kendinizi bir filmde bulabilirsiniz (destansı çarpışmalar ve kılışların olduğu filmler).
“Esoteric” çalışmasında en sevdiğin bölüm ya da parça nedir?
“Misery’s Supremacy” parçasının ortaları en sevdiğim bölümlerden biridir. Tüm enstrümanların aksiyona bulaşması ve ilerici olunması hoşuma gidiyor. “Darkness Descending” parçasında geçen mısralar da diğer bir favorimdir. Ritim üzerine kurulu, Joakim’in vokalinin gitar ve baterilerle harika uyuşması çok güzel diyebilirim. Gerçekten tek bir favori parçam yok çünkü bu sorunun cevabı bende her zaman değişiklik gösteriyor, şu sıralar için “Under A Pitch Black Sky” parçasını tercih ediyorum. En sevdiğim nakaratlardan birine sahiptir. Hem de canlı çalması zevklidir.
Pivotal Rockordings ile anlaşmaya varmak ne kadar zordu? Piyasa rekabet içinde ve çok riskli.
Kendileriyle anlaşırken bizler sorumluluk alıp alamayacağımızı tartışmıştık, Pivotal bizden emin olmak istedi. Güvende kalmamız adına topluluğumuzla ilgili bizlere ileriye dönük sorular sordular. Başlangıçtan bu yana her zaman profesyoneldiler. Bence onlar gibi bir plak firmasına sahip olduğumuz için şanslıyız. Ama evet, piyasa kesinlikle rekabet içinde, Pivotal Rockordings genç bir firma ve Skyfire üyeleri para kazanmıyor. Bunu denemeye ihtiyacımız var, gözümüz açık olmalı ve gerçekten büyürken en iyimizi yapıyoruz. Müzikle gelen şeyleri inkar etmiyoruz, tanınma konusunda para anahtar bir faktördür. Olması gerektiğini söylemiyorum, ama yeterli paranız varsa, grubunuzu daha meşhur bir hale getirebilirsiniz.
14 yıllık kariyerinizde en önemli noktanız, mihenk taşınız… ne olabilir?
İlk mihenk taşımız “Timeless Departure” adlı ilk albümümüzü çıkarmamızdır, sonrasında ilk Avrupa turumuzu yaptık ve çok şey öğrendik. Diğer büyük tecrübemiz Güney Kore, Busan Rock Festivali’nde Soilwork ve Arch Enemy gibilerle aynı sahneyi paylaşmamızdır. Hayrete düşürücüydü. Ve evet, seneler içinde müthiş zamanlar geçirdik ve buna en iyimizi yaparak devam edeceğiz. Umarım gelecekte daha destansı işlere imza atar, daha fazla tecrübe kazanırız.
Yerel olsun, ulusal olsun fark etmez; günümüz İsveç yeraltı sahnesi hakkında bizlere ne diyebilirsin?
Bence İsveç’ten çıkmış harika topluluklar var, yeni çıkanların da yeni fikirlerinin var olduğu görülüyor. Dediğim gibi, gerçekten emin değilim, bende yeraltı müziğin içinde çok fazla zaman geçirdim garip, geriye dönüp baktığımıza internet yoktu. Kasetlerimizi fanzinlerden sipariş ederdik. Belki de şu anda internet üzerinden bu tarz talepleri yollamak daha kolay, bilemiyorum. Hala yeni müzikleri dinliyorum, ama yaşımın daha genç olduğu zamanlarda yaptığım büyük araştırmalara artık girmiyorum. Şu günlerde arkadaşlarım bana sevdiği müziklerin linklerini gönderiyor ya da partilerde yeni şeyler duyuyorum ve öyle gidiyor.
Büyük festivalleri mi yoksa küçük mekanları mı tercih edersin? Neden?
Benim için önemli değildir. Sesler harika çıkıyorsa, dinleyici duymak istediğini duyabiliyorsa problem yoktur. Bu iki unsur buluşursa, daha mutlu olamam.
Geniş bir tur yapma planınız var mı?
Bize uygun, Kasım ayı için İngiltere’de turlayacağız, ama ümit ederim ki gelecek yılbaşında buna bir ya da iki tur eklenir. Açıkladığımız herhangi bir şey yok, bunun için çalışıyoruz ve hayranlarımızı MySpace sayfalarımızdan sürekli bilgilendiriyoruz.
Genel olarak bugünün müzik paylaşımı konusunda fikirlerin nedir? Değiştiğini görmek istediğin bir şey var mı?
Farklı bir şeyler yapmadan istediğine ulaşabiliyorsun, ama benimde düşününce canımı sıkan şeyler var. Müzisyen olmaktan mutluyum, müziklerimi yayınlayabiliyorum, tur yapabiliyorum. Metal müzik yükselişte görünüyor, bence bu güzel bir şey. Bence metal tarzında yavaşta olsa daha fazla insan iyi müzikler üretiyor gibi görünüyor.
Bugünlerde en çok hangi albümlere kulak veriyorsun?
Çok müzik dinlerim, ama son birkaç günde dinlediklerim; Textures – “Silhouettes”, Symphony X – “The Odyssey”, Opeth – “Watershed” ve Embraced – “Within” diyebilirim.
Büyük zevkti, Blogger Schizo! okuyucularına ve buradaki hayranlarına son sözün nedir?
Söyleşi için teşekkürler! Umarım “Esoteric” albümümüzden hoşlanmışsındır ve ileriki turlarımızda sizleri de görmek isterim.
http://www.myspace.com/skyfiremusic
Bu Röportaj http://bloggerschizo.net/ Sitesinden Araklanmıştır :)

The Stooges topluluğunun gelecek yıl Ron Asheton’sız da olsa bir araya gelecek olmasının Iggy Pop tarafından açıklanmasıyla birlikte sanatçıya “yaşayan efsane” ödülünün verilmesi aynı zamana denk geldi. 62 yaşındaki sanatçı “ruhum hala yaşıyor” diyor.
2009 yılının Classic Rock Ödülleri için Haziran ayında adaylar anons edilmişti. Kazananlar dün belli oldu ve Lane Hotel, Londra’da ödüllerini aldılar. İşte ödül sahipleri:
Yılın Albümü: “Black Ice” – AC/DC
Yılın Topluluğu: Iron Maiden
Yılın Yeni Baskısı: “Paranoid” – Black Sabbath (Universal)
Yılın DVD/Filmi: “The Story Of Anvil” – Anvil
Yılın Olayı: Download Festivali
Göze Çarpan Katkı Ödülü: Ronnie Wood
Tommy Vance İlham Ödülü: John Bonham
Yenilikçilik Ödülü: Ginger Baker
VIP Ödülü: Doc McGhee
Metal Gurusu: Biff Byford
İlericilik Ruhu: Dream Theater
Marshall 11 Ödülü: Billy Gibbons
Childline Rocks Ödülü: Steve Harley
Klasik Parça Yazarı: Paul Rodgers
Klasik Albüm: “Rocks” – Aerosmith
İlerleme Ödülü: Joe Bonamassa
Yılın Geri Dönüşü: Mott The Hoople
Yaşayan Efsane: Iggy Pop
http://bloggerschizo.net/ sitesinden araklanmıştır.

Beatles’ın remaster’ı yapılmış 14 albümü, elma şeklindeki bir USB stick ile satışa sunulacak.
USB’nin içinde ayrıca sanat çalışmaların da yer aldığı 13 mini film yer alacak.
7 Aralık’ta thebeatles.com adresi üzerinden satışa sunulacak elma şeklindeki USB Beatles kataloğunun fiyatı ise 200 euro olarak belirlenmiş.

Margo Lanagan’ın Daily Mail gazetesi tarafından “iğrenç” diye nitelenen kitabı Körpe Lokmalar/Tender Morsels, Dünya Fantazi Ödülü’nün sahibi oldu
Pamuk Prenses ve Rose Red masalının karanlık ve farklı bir karışımı olan hikâye, Avustralyalı yazara ödül getirdi. Lanagan, pazar günü California’da verilen ödülün sahibi olduğu için çok memnun olduğunu söyledi. Kitap, bir çete tarafından tecavüze uğrayan 15 yaşındaki Liga’nın hikâyesini anlatıyor.
Daily Mail’in eleştiri bombardımanına tuttuğu kitap, Guardian gazetesi tarafından “komik, trajik, akıllıca, şefkatli ve güzel yazılmış” olarak nitelendirilmişti. “Bu, fantazi kitapları okuyucuları, yazarları, eleştirmenleri ve yayıncıları tarafından gördüğüm önemli bir destek ve benim için büyük önem taşıyor” diyen Lanagan, karanlık ve farklı olduğu inkâr edilemez bir romanın ödüllendirildiği için çok mutlu olduğunu da sözlerine ekledi.
Gençlerin bu konuları kaldıramayacağı konusunda gelen eleştirilere de yanıt veren Margo Lanagan, “Bütün çocukların masumiyetlerini yaşama lüksüne sahipmiş ve insanlar buna saygı duyuyormuş gibi büyük bir yanılsama var. Oysa onlar hiç beklemedikleri bir anda dünyanın çirkin yüzüyle karşılaşıyorlar” dedi.
Matthew Bellamy (Muse solisti,gitaristi ve klavyecesi)
Tom Smith’ten Nick Cave’e
New Moon’un soundtrack’inde 20 kasımda gösterime girecek filmle doğru orantılı olarak daha gitar ağırlıklı şarkılar çıkıyor karşımıza. Alternatif ve rock müziğin mühim isimlerini buluşturan kayıtta ilk bakışta öne çıkan isim, Radiohead’in dağılma potansiyelini bize sıkça hatırlatan, hatta şu anda Red Hot Chili Peppers’ın basgitaristi Flea ile ortak bir proje üzerinde çalışan Thom Yorke...
Yorke’un yine deneysele çalan elektronik ağırlıklı şarkısı Hearing Damage, albümün karanlık havasına uyumlu. Eğlenceli şarkıların pek yakıştığı Las Vegas’lı The Killers, A White Demon Love Song’la alıştığımız tarzının biraz dışında, ağır ve hüzünlü bir şekilde karşımıza çıkıyor. Muse, I Belong To You ile albümün en dinlenesi şarkılarından birine imza atmış... Grubun beşinci stüdyo albümü The Resistance’ta yer alan I Belong To You, New Moon için remixlenmiş, çok da güzel olmuş. Black Rebel Motorcycle Club Done All Wrong ile, Anya Marina Satellite Heart ile, OK Go Shooting the Moon ile ve Editors ise No Sound But The Wind ile birden fazla dinleniyor her defasında. Ve söylemeden geçmek olmaz, Editors solisti Tom Smith, Nick Cave gibi geliyor kulaklara şarkının hemen başında, Smith’in kendini geliştirdiğini görmek güzel.
Sadede gelmek gerekirse, son günlerde tek bir sanatçıdan ziyade toplama bir albüm dinlemek istiyorsanız, ilk seçiminiz 500 Days of Summer’ın, onun yedeği ise New Moon’un film müzikleri olsun, pişman olmazsınız...

Iggy Pop gitarist Ron Asheton’u kaybetmelerine rağmen büyük bir turneye çıkacaklarını açıkladı
Rock efsanesi Iggy Pop, geçtiğimiz aylarda gitaristleri Ron Asheton’ın hayatını kaybetmesine rağmen 2010 yılında müziğe geri döneceklerini ve büyük bir turneye çıkacaklarını açıkladı.
60 yaşındaki gitaristin ruhunun hâlâ grupla birlikte yaşadığını söyleyen sıra dışı müzisyen, “Grup şimdiye kadar benle olduğundan daha çok kendi kendine prova yapıyordu çünkü ben başka işlerle uğraşıyordum. Ama son zamanlarda ben de provalara katılıyorum ve birlikte çalışıyoruz” dedi ve sözlerine ekledi: “Birkaç hafta sonra Brezilya’da bir konser vereceğiz ama esas turne gelecek yıl başlayacak.”
Asheton’ın ruhunun hâlâ onlarla olduğuna dikkat çeken Pop, 30 yıl aradan sonra orijinal gitarist James Williamson’ın gruba katılacağını ve turnede onunla çalıştıklarını müjdeledi. Asheton bu yıl ocak ayında Michigan’daki evinde, yatağında ölü bulunmuştu.
Gitaristin kalp krizinden öldüğüne inanılıyor. Gitaristin melodilerinin hayat bulduğu şarkılar arasında I Wanna Be Your Dog, No Fun ve Down On The Street de yer alıyor.

Efsane heavy metal grubu Savatage vokalisti ve keyboard müzisyeni Jon Oliva,2010 şubatında yeni bir albüm yayınlayacağını açıkladı. "Festival" adındaki albüm AFM Records tarafından satışa sunulacak. Bu, Jon Oliva's Pain grubunun 4. stüdyo albümü olacak.
JON OLIVA'S PAIN, the band led by SAVATAGE mastermind Jon Oliva, has set "Festival" as the title of its fourth album, due on February 19, 2010 via AFM Records. A March/April European tour will be confirmed soon, culminating with the filming of a live DVD consisting of music from the four JON OLIVA'S PAIN CDs and a healthy dose of SAVATAGE classics.

Geçtiğimiz ekim ayında Unirock Extreme Festival dahilinde ülkemize gelen Finlandiyalı melodik death/power/thrash metal grubu Kalmah "12 Gauge" adındaki 6.stüdyo albümünü 2010 ocak/şubat ayları arasında yayınlayacağını açıkladı. Grubun lideri ve gitaristi Antti Kokko yeni Kalmah albümünün tam bir Kalmah albümü olduğunu ama yeni şeylerinde bu albümde kendine yer bulduğunu söylüyor. Son Kalmah albümü "12 Gauge" 2009 yılının haziran ve ağustos ayları arasında,Finlandiya/Kemi'deki Tico Tico stüdyolarında ve İsveç'teki Cutting Room da kaydedildi.
KALMAH's New Album Due In January/February
Finnish metallers KALMAH have completed work on their sixth album for a January/February 2010 release via Spinefarm Records. The CD, which has a working title of "12 Gauge", was recorded between June and August 2009 at Tico Tico studio in Kemi, Finland and was mastered at the Cutting Room in Sweden. Nine new songs and one cover version were laid down during the sessions which "went [smoothly], as always, even though this time the recordings were done in three different time periods within a half a year."
Regarding the new album's musical direction, lead guitarist Antti Kokko stated, "It is very KALMAH-like, but we haven't forgot to introduce new tuning here and there.
http://www.kalmah.com/

2009 yılında yayınlanmış en iyi black metal albümü hakkında yazmak biraz zor. Zira objektif olmak zorlaşıyor bu konuda. Nargaroth 2007 çıkışlı 'Semper Fidelis' albümünden sonra arayı soğutmadan bomba gibi döndü. Burada 'bomba' sözü militarist anlamda da söylenmiş olabilir :) Neden diyorsanız Nargaroth'un web sayfasına bir bakıp René "Kanwulf" Wagner'in askerlik fotoğraflarını görebilirsiniz.
Nargaroth 1996 yılından beri durmadan üretiyor. Birçok black metal grubu daha sonra dark/progressive/dark ambient black metal yapmaya başladı ama Nargaroth saf black metale yakın soundunu korudu.
Bu korunmuş 'black sound' son albüm Jahreszeiten'da o kadar belirgin ki insan Nargaroth fanı değilse bile bu albümden sonra olabilir.
Jahreszeiten 1 saatten uzun süresi ve 5 şarkılık yapısıyla bir konsept albüm. Teması ise 4 mevsim. Açılıştaki 'Prolog' dışında bu 4 şarkı,Vivaldi'nin 'Dört Mevsim Konçertosu'nu anımsatıyor. İkinci şarkı Frühling yani ilkbahar,Sommer yaz,Herbst sonbahar ve winter,kış şeklinde dört şarkıdan oluşan bu tematik albüm tek kelimeyle muhteşem bir çalışma. Bütün şarkılar dehşet. Özellikle Sommer parçasının son 5 dakikasına dikkat etmenizi öneririm. Albümdeki belki tek rahatsız edici şey drum machine kullanılmış olması. Ama bunun dışında dört dörtlük bir albüm Jahreszeiten. Aşırı derecede önerilir. Finito :)
http://www.nargaroth.de/
1. Prolog 03:01
2. Frühling 10:33
3. Sommer 13:51
4. Herbst 21:59
5. Winter 16:39

Abazagorath - Sacraments Of The Final Atrocity
AKRIVAL - War Commands
ANTAEUS - Misery to the Defeated
Antiphrasis - Verdamme Oder Verehre
Atritas - Where Witches Burnt
CARTHAUN - Die Sage Um Den Schwarzen See
Katharsis - black lust
İndir-Download

49 yaşına merdiven dayamış bir kişi olan ve bu müziği ilk yıllardaki ruhla üreten Dave Mustaine'e saygılarımı son derece yoğun olarak sunuyorum :) Şaka değil,gerçekten dinlemeye başlar başlamaz ohaa bu ne olum! dediğim bir albüm son Megadeth yumruğu Endgame! Bu albüm yayınlanır yayınlanmaz birçok metalsever gibi ben de nedense(!) hemen, Metallicanın son albümü Death Magnetic ve Endgame arasında bir kıyaslamaya girdim. Sonuç kimin umurunda bilmem ama,kanımca Endgame saf bir thrash albümü ve 80'lerin ruhuna sahip. Hatta 'retro thrash' demek geliyor içimden bu albüm için. Fakat Death Magnetic daha olgun bir albüm bana göre. Yani uzun bir yolculuğa çıkarken yanıma bu iki albümden birini almam gerekseydi Death Magnetic'i alırdım. Thrash hiçbir zaman sevdiğim bir tarz olmadı ama yine de türün devleri thrash kalıplarını zorlayan işler meydana getirdiklerinde heyecanla kulak verdim bu müziğe.
Endgame nasıl bir albüm? Endgame,yukarıda da belirttiğim gibi 'thrash metal'in ilk yıllarının ruhuna sahip. 45 dakika,5 saniye boyunca yaşanan bir thrash ziyafeti. Megadeth muhtemelen kariyerinin bilmem kaçıncı baharını yaşayacak ve yine dev metal organizasyonlarında Headliner olarak boy,gitar,bas,davul vs.gösterecek. Albümde şu şarkı iyi bu şarkı vasat diye bir durum yok. 2009 yılında mainstream bir grubun yapacabileceği daha iyi bir thrash albümü bulunmuyor malesef.
Megadeth - Endgame-2009
1. Dialectic Chaos 02:24
2. This Day We Fight! 03:31
3. 44 Minutes 04:37
4. 1,320' 03:51
5. Bite the Hand That Feeds 04:01
6. Bodies 03:34
7. Endgame 05:52
8. The Hardest Part of Letting Go... Sealed With A Kiss 04:42
9. Head Crusher 03:26
10. How the Story Ends 04:47
11. The Right to Go Insane 04:20
http://www.megadeth.com/home.php

Son günlerde yayınladığım Türkiye'den Metal toplama albümlerine gösterilen ilgiye bir teşekkür olarak herkese,kolay indirilebilir,seç beğen usulü 5 mp3 şarkı hediye :) İlgiye göre seç beğen usulü mp3 hediyelerim devam edebilir,ama toplama albümler kesinlikle sürecek. Ayrıca istek mp3leriniz varsa ve eğer bende de mevcutsa buradan yayınlayabilirim.
Agathodaimon-Tristetea Vehementa -İndir-Download
Carpticon-Darkened-İndir-Download
Neuraxıs-Darkness Prevaıls-İndir-Download
Demon Hunter-İnfected-İndir-Download
Be'Lakor-Aspect-İndir-Download

Ego Drama
Wrestled on its back
The ego showed his face
Charged up, recieving
Came out knowing
Hopeless intrusion
Where nothing can be found
Strewn, the seeds were wasted
On the innocent in awe
Fruitless connection
In the ripeness of his age
Drawn and thrust in anger
The dagger once again will fail
It_s over
If nothing comes along
It_s over for you
So in denial stand where shame is not
And unto others fall
The blame, the guilt,
The others fault
Come on now-
Scratch and claw with all your strength
Take on the wildest bull in the horde
Come burn them fingers fast
And take back what they owe
Return the safety where there was none...
------------------------------------------------------------
Sırtında boğuşarak
Ego kendini gösterdi
Yüklenmiş,alıcı olarak
Bilerek geldi
Ümitsizce içeriye sokuluşu..
Hiçbirşeyin bulunamadığı yerde
Dağılmış,tohumlar korku içindeki
Masumun üzerinde harcanmış
Meyvesiz ilişki
Bu genç olgunluktan yoksun yaşında
Öfke içinde hazırla ve güven
Hançer bir kez daha başarısız olacaktır
Bitti
Eğer hiçbirşey gelmezse
Senin için herşey bitti
Utanmadan inkarla durarak
Ve diğerleri düşerken
Utanma,suçlama
Diğerlerinin hataları
Şimdi gelir
Bütün gücünlle tırmala
Sürüdeki en vahşi boğa olmaya başla
Gel hızla onların parmaklarını yakmaya başla
Sana olan borçlarını geri al
Aslında var olmayan güvenliğe geri dön

1993 senesinde ‘The Pale Ones’, ‘Pyg System’ ve ‘Meld’ ismiyle ilk parçalarını hazırlayan Amerikalı metal grubu Slipknot, ilk kadrosunda Anders Colsefini (vokal), Donnie Steele (gitar), Craig Jones (gitar), Joey Jordison (davul), Shawn Crahan (perküsyon), Paul Gray (bas gitar), Josh Brainard (gitar) ve Marshall Parker (davul)’ı bulunduruyordu.
Bu kadroyla 1996 senesinde “Mate. Feed. Kill. Repeat” adlı ilk albümünü –ismist Recordings adlı küçük bir plak şirketinden yayınlayan Slipknot, albümde sound olarak deneysel öğelere yer verdi. Progressive rock ve technical rock’ın özelliklerini barındıran albüm sonrası kadro değişikliğine giden grup, Corey Taylor’ı vokalist olarak gruba dahil etti. Anders Colsefini gruptan ayrılırken, topluluk 1997 senesinde Roadrunner Records ile anlaşma imzaladı.
Kadrosunda yer alan davul artı iki perküsyonla birçok metal grubundan ayrı duran Slipknot, 1999 senesinde yayınladığı kendi ismiyle aynı ismi taşıyan 2. albümüyle ortaya çıkan maskeleri ve tulumlu giysileriyle de ilgi çekmeyi başardı. Bu albümde kadrosuna Sid Wilson (turntable), Mick Thomson (gitar), James Root (gitar) ve Chris Fehn (perküsyon)’i ekleyen grup, gitarist Craig Jones’un da sample’lara geçmesiyle gerçek oluşumunu tamamladı. “Slipknot” albümünde nu metal’in örneklerini sergileyen 9 kişilik topluluk, albümde yer alan “Wait And Bleed”, “Spit It Out” ve “Scissors/Eeyore” adlı parçalarıyla dinleyicilerden yoğun ilgi gördü.
Albüm sonrası Ozzfest’de sahne alan ve hayran kitlesini genişleten Slipknot, 2001 senesinde “Iowa” isimli 3. albümünü hayranlarına ulaştırdı. Albümün ismini grubun oluştuğu yerden alan topluluk, bu albümle müzik kriterlerinden olumlu puan toplamayı başardı. Bu albümle Amerika listelerinde 3 numara olan grup, İngiltere listelerinde ise zirveye yerleşti.
Soundlarıyla dünyanın en sert grubu olarak lanse edilen Slipknot, “Iowa” albümünde yer alan “Left Behind” adlı parçasıyla 2003 senesinin Grammy’lerine aday olarak gösterildi.
Aynı sene prodüktör Rick Rubin ile işbirliğine girerek yeni albümün kayıtlarına başlayan grup, “Vol. 3 (The Subliminal Verses)” adlı 4. albümünü 2004 Mayıs ayında piyasaya sürdü.
“Vol. 3 (The Subliminal Verses)” albümüyle Amerika listelerinde 2 numara olan Slipknot, albümde sound olarak daha da sertleşti. Brutal vokallerle hızlı gitar ve davulları birleştiren grup, melodik ve dramatik melodileriyle kendi tarzında eşsiz bir albüme imza atmış oldu. Albümde yer alan “Vermillion”, “Duality”, “Before I Forget”, “The Nameless” ve “The Blister Exists” adlı parçalar single olarak yayınlanırken, grup 2005 senesinde Roadrunner’ın yayınladığı “Roadrunner United: The All-Star Sessions” adlı derleme albümde Fear Factory, Annihilator, Cradle Of Filth, Trivium, King Diamond, Slayer, Deicide, Cannibal Corpse ve Machine Head gibi gruplarla bir araya geldi.
2005 senesinin sonunda “9.0: Live” adlı konser albümünü hayranlarına ulaştıran Slipknot, bu albümle Amerika listelerinde 17 numara oldu. Albümü çift CD şeklinde yayınlayan grup, albümde bütün albümlerinden parçalara yer verdi.
Şu ana kadar “Welcome To Our Neighborhood” (1999), “Disasterpieces” (2002) ve “Voliminal: Inside The Nine” (2006) adlı üç tane DVD yayınlayan Slipknot, 2008 senesinde yeni bir albümle döndü. Bunun yanında grubun üyelerinden vokalist Corey Taylor ve gitarist James Root, yan proje ‘Stone Sour’ ile şu ana kadar iki albüme imza atarken, perküsyoncu Shawn Crahan ‘To My Surprise’ adlı grubuyla çalışmalarına devam etti. Dünyanın en iyi davulcularından biri olarak gösterilen Joey Jordison ise Slipknot dışında ‘Murderdolls’ ve ‘Ministry’ gruplarında yer alıyor ve ayrıca ‘Wednesday 13’, ‘Satyricon’ ve ‘3 Inches Of Blood’ gruplarıyla da sahneye çıkıyor.
Grubun 2008 tarihli "All Hope is Gone" albümünün prodüktörülüğünü şimdiye kadar Superjoint Ritual, Otep, Mudvayne ve Evanescence gibi gruplarla çalışan ve aynı zamanda 1997'de dağılan Ugly Kid Joe grubunun gitaristi olan Dave Fortman üstlendi. Albümden seçilen ilk single albümle aynı ismi taşıyan parçaya geldi. İkinci single olarak seçilen "Psychosocial" ise 2008'in Temmuz ayında müzikseverlerin beğenisine sunuldu.

Vokalist Serj Tankian ile gitarist Daron Malakian’ın birlikte çaldığı “Soil” grubunun dağılmasından sonra, basçı Shavo Odadijan’ı yanlarına alarak Velvet Hammer Music desteğinde ilk parçaları “Sugar”ı kaydeden System Of A Down, davulcu Andy Khachaturian’ın da gruba katılmasıyla üç tane demo hazırladı. Üçüncü demo sonunda Khachaturian’ın gruptan ayrılmasıyla John Dolmayan’ı ekibe katarak şu anki halini oluşturan System Of A Down, 1997 senesinde ünlü prodüktör Rick Rubin’in şirketi American Recordings ile anlaşarak ilk albümlerinin kayıtlarına başladı.
1998 senesinde çıkan ilk albüm “System Of A Down” ile müzik eleştirmenlerinden olumlu eleştiriler alan System Of A Down, albümden çıkardıkları single’lar “Sugar”, “Spiders” ve “War”dan sonra Slayer ile verdikleri konser sonrası ikinci önemli konserlerini Ozzfest’e çıkarak yaşadılar. 2000 yılında Black Sabbath’ın ‘tribute’ albümü “Nativity In Black 2”da, Sabbath parçası “Snowblind” ile yer alan grup, 2001 senesinde 2. albümlerinin kayıtlarına başladı.
2001 senesinde “Toxicity” adlı 2. albümleri ile Amerika ve Kanada listelerinde 1 numara olan System Of A Down, bu albümle şu ana kadar tüm dünyada 6 milyon satarak Amerika’da 2 kez platin plak kazandı. Albümden çıkan ilk single “Chop Suey!”e çekilen video kliple MTV’de kendine bolca yer bulan grup, aynı zamanda ilk defa Grammy’lere aday olarak gösterildi.
Soundlarındaki değişik riff ve sert melodilerle kendilerine belli bir hayran kitlesi oluşturan System Of A Down, 3. albümlerini b-side albümü olarak çıkardı. 2002 senesinde çıkan 3. albüm “Steal This Album!” ile 50,000 tane özel baskı çıkartan grup, bu özel baskılarda grubun her elemanına ait farklı tasarımlara yer verdi. Albümün adını Abbie Hoffman’ın “Steal This Book” kitabından esinlenerek koyan System Of A Down, albümdeki “Boom!” parçasına çekilen video klipte Michael Moore ile çalışarak Irak’taki savaşı protesto etti.
2004 senesinde “Mezmerize” adlı 4. albümlerini çıkartan System Of A Down, bu albümle Amerika, Kanada ve Avustralya listlelerinde 1 numara olmayı başardı. Albümdeki bazı şarkılarda gitarist Daron Malakian’ın vokalist Serj Tankian’ın yanında vokallerde yer alması albümü özel kılarken, albüm Amerika’da gruba platin plak kazandırdı. Albümden çıkan single “B.Y.O.B.” ile 2006 Grammy’lerinden “En iyi Rock Perfromansı” ödülünü kazanan grup, albüm sonrası Mars Volta ve Bad Acid Trip gruplarıyla Amerika ve Kanada turnesine katıldı.
“Mezmerize” albümünden 6 ay sonra albümün devamı niteliğinde 5. albümleri “Hypnotize” ile hayranlarıyla buluşan System Of A Down, bu albümle Amerika ve Kanada listelerinde 1 numara olarak, bir sene içerisinde yayınladıkları iki albümle 1 numara olmayı başardı. 2006 senesinde Ozzfest’e ‘headliner’ olarak katılan grup, aynı sene Florida’da verdikleri bir konserde son kez bir arada çaldıklarını belirtirlerken, ileride yeniden toplanacaklarını ve yeni bir albüm çıkaracaklarını söylediler.
Gitarist Daron Malakian ile basçı Shavo Odadjian’ın “Scars On Broadway” adlı yeni bir projede yer alması ve vokalist Serj Tankian’ın solo projeye yönelmesi System Of A Down’dan gelen son haberler olurken, grubun tekrar bir araya gelmesi bekleniyor.

''Heavy Metal’in en çirkin, en sivri dilli yıldızı Alice Cooper’ın Killer adlı efsaneleşmiş albümü eylül ayının başında yenien yayınlandı''
Seksenli yılların düşük bütçeli Amerikan filmlerinde deri pantolonlu, siyah giyimli, ne yapacağı belli olmayan acayip adamlar vardı. Barlarda içerler, müzik dinlerler ve ortalığı birbirine katardı bu zibidiler. Toplumun sevmediği insanlardı kendileri, zaten Amerika da onlardan çok hazzetmezdi. Filmlerdeki hayatları da hep kısa sürer, çabuk ölürlerdi. Esas oğlan tek başına hepsini eşek sudan gelinceye kadar döverdi. Bu uygunsuz adamların orada burada var olmasının da tek bir sebebi vardı: Alice Cooper… Tabii bu adamlar öyle Amerikan sinemasının yarattığı şarlatanlardan değildi, sert adamlardı. Asiydiler. Acayip içer ve içtikten sonra da efendi gibi takılırlardı. Ama bazen özellikle Alice Cooper, No More Mr. Nice Guy diye şarkısına başladığında onlar da daha fazla efendiliğe gerek kalmadığını anlar ve yapmayacakları şey kalmazdı. Kısaca heavy metalci diye anılırdı bu adamlar ama aslında Alice Cooper’cıydılar. Çünkü Alice Cooper’ın olduğu yerde heavy metalci olmak başka bir şeydi. Alice Cooper bir yaşam tarzıydı, o bir renkti, o heavy metalin utandıklarını bile yapabilen biriydi… Sahnede piton yılanıyla dans eder, bir çöp dağı yaratır ve o dağın içinden çıkarak söylerdi şarkılarını. Kuklalar yanardı o sahnedeyken, deli gömleği giyer, giyotine başını koyup idam edilirdi. Tüm bunları yaparken de yüzündeki makyajını eksik etmezdi. O bunları yaparak heavy metalin tanrısı olmayı da başardı. Kısa zaman sonra taklitçileri türedi, ama onlara itibar etmedi hayranları. Kendinden sonra ortaya çıkan ve onu taklit edenlere her zaman kızıyordu. Çünkü onu taklit etmeye çalışanlar bir marifetmiş gibi satanizmi müziğin içine soktu. Görsellik onları tatmin etmiyordu ve şeytandan medet ummaya başlamışlardı. Alice Cooper’ın ise bunlara ihtiyacı yoktu, çünkü o efendiliği çoktan bırakmıştı. Kötü müziklere yazılan şeytani sözleri dinledikçe tek bir şey söyledi: “Satanizmi arayacağınız yer rock`n roll değildir.”
Şimdi ise Public Image Ltd. ve Sex Pistols’dan Johnny Rotten’ın “tüm zamanların en iyi rock albümü” diye nitelendirdiği Alice Cooper imzalı Killer, sınırlı sayıda üretilen Gold versiyonuyla 1 eylülde yeniden yayınlandı. Cooper’ın 1971’de çıkardığı albüm yeniden yayınlanarak Cooper ve grubunun müzik sahnesinin en önemli isimlerinden olduğunu yeniden kanıtlar nitelikte.
alice-2Heavy Metal’in yüzlerce sıfat yüklediği ve hayranlarının karşısında ona taparcasına eğildiği Alice Cooper’ın kaderi, doğumundan 200 yıl öncesinden kahinler tarafından belirlenmişti. 4 Şubat 1748 günü, karanlık çağın karanlık bir vaktinde, Alice adında bir kadın, büyücü olduğu gerekçesiyle kent meydanında yakıldı. Alevler kadının çıplak bedenini yalarken kimse onun geri geleceğini düşünmemişti. 200 yıl sonra aynı gün bir rahibin oğlu oldu. Sevinçli aile çocuklarına isim olarak Vincent Damon Furnier adını verdiler, ama tüm dünya bu çocuğu Alice olarak çağıracaktı. Erkek olmasına karşın bir kadın, muhafazakâr olmalarına karşın bir cadının adıyla…
OZZY’YE KAFA TUTAN ALICE
The Beatles, The Rolling Stones, The Who, The Kinks ve The Yardbirds gibi gruplardan etkilenerek 1960’larda Earwigs, The Spiders ve The Nazz isimli rock grupları kurdu rahibin oğlu. Ergenlik yıllarının gruplarıydı bunlar ve haliyle yaptıkları müzikler de Amerika’nın da ergenliğini taşıyordu. Pek bir şeye benzemiyordu açıkçası… The Spiders nispeten diğerlerine göre dişe dokunur bir şeyler yaptı. Ama 1969 yılında rahibin oğlu şapkayı önüne koydu ve düşünmeye başladı. Şimdiye kadar yaptığı tüm şarkıların önemsiz şeyler olduğunu düşündü. Düşünmekle kalmadı. Grubun ismini Alice Cooper olarak değiştirdi, çünkü o zamana kadar bu isimle anılmıyordu. Daha sonra da grubun ismini kendine isim olarak alacaktı. Biraz fazla megalomanca bir tavır ama ne yapacaksınız adam öyle kenarda köşede kalacak gibi değil.Michael Bruce, Neil Smith, Glen Buxton ve Dennis Dunaway’den oluşan grup aynı yıl Pretties For You adlı albümlerini yayınladı ve hız kesmeden müzik çalışmaları devam etti. Kısa zaman sonra ikinci albüm hazırdı bile, Easy Action ilki gibi sıradan bir albümdü. Çok etki yaratmayacak gibiydi ve müzikal anlamda da çok iyi olduğunu söylemek neredeyse imkânsız gibiydi.
Ama zaten kimse Alice Cooper’ı müzikal anlamda değerlendirmiyordu. O da bunu biliyordu ve bu yüzden de müzikten ziyade görüntüye önem veriyordu. Sahnede yapılabileceklerinin sınırı yoktu. Bu anlamda Ozzy Osbourne’la yarışmış, ki son dönemde de yarışı kazanmıştı. Zaten ikisi heavy metalin yarattığı en rahatsız insanlardı ki bu da her zaman işe yaramıştı.
SİVRİ DİLLİ KORKUNÇ ADAM
Yine de şunu söylemeden geçmeyelim, başta müziğin kalitesinin düşük olduğunu söylesek de ilerleyen yıllarda özellikle 80’lerin başında Alice Cooper müziği bambaşka bir yere doğru evrilmişti. Müzikal kalite artarken sahnedeki dehşet şovunun da dozu artmıştı. Slash’ten Steve Vai’e kadar heavy metal’in en iyisi olarak kabul edilen gitaristleriyle çalışmaya başlamış ve tüm bunlar da onu daha da korkunç hale getirmişti.
Ama o sadece müzikle de anılmadı, bir dönem işi biraz abartıp Amerika’nın başkanı olmak istediğini açıkladı. “Eğer sıradan bir aktör başkan olabiliyorsa neden bir rock starı olmasın” demişti.
Sataşmayı seven bu zat-i muhteremin dilinden bir dönem sağda solda pıtrak gibi türeyen boy band’ler de nasibini aldı ve Alice Cooper dahiyane buluşunu açıkladı: “Dave Mustaine ve James Hetfield’le birlikte biraraya gelip o tür bir grup kurup genç kızlarımızın altlarına edip o güzel pembe popolarını nasıl kirleteceklerini görmek istiyoruz.” Böyle bir şey yapmadı tabii çünkü o varlığıyla zaten onları rahatsız etmeyi başarıyordu. Belki de bu rahatsızlığı tüm dünyaya yaşattı ve Killer’la yeniden yaşatmaya hazırlanıyor.
FERHAT ULUDERE
http://hertaraf.net/guzel-ve-cirkin-ya-da-alice-cooper

Metalcore dahil,bütün yeni akımlara karşı çıkan bir güruh vardır. Sadece müzikte değil sanatın her dalındaki yeniliklere aynı bağnazlıkla yaklaşırlar. Ulan uyanın,thrash devleri taytları çıkarıp saçları kestireli yıllar geçti yıllar. Tabi Iron Maiden dinlerken içinden,''Ulan ne s.kim şarkı bitmiyor da lan'' diyenleri de bilirim o ayrı. Yani içlerini okuyamıyorum da beden dili denen bir gerçek var neticede :) Daya 6 dakika gitar soloyu ne güzel. Her Maiden şarkısının daha başından nasıl ilerleyeceğini tahmin etmeyen bizden değildir :)
Neyse,2003 yılında Amerika'nın şu eyaletinin,bu kasabasında kurulan bir grup August Burns Red. İlk albümleri 'Thrill Seeker'ı 2005 yılında,Messengers'ı 2007'de ve yazının konusunu oluşturan son albümleri Constellations'ını da bu yıl yayınlayan,taze diyebileceğimiz bir ekip August Burns Red. Aslında 2003 çıkışlı bir demoları ve 2004 yılında yayınlanan Looks Fragile After All adında bir EP'leri ve yine bu sene içinde satışa sunulan Lost Messengers: The Outtakes adlı başka bir EP'leri daha mevcut.
Ayrıca;
*This Is Solid State, Volume 6 (2007)
* X Christmas (2008)
* Punk Goes Pop 2 (2009)
* Songs from the Penalty Box, Solid State Vol. 7 (2009)
* Atticus... Dragging The Lake IV (2009
adllarında toplama albümlerde de şarkıları yayınlanmış.
Offical video olarak;
* Your Little Suburbia Is In Ruins (Thrill Seeker) -2005
* Composure (Messengers) -2007
* Back Burner (Messengers) -2007
* Meddler (Constellations) -2009
izlenebilir. Elbette bu ve diğer şarkılara yapılan tonla fanmade video mevcut.
August Burns Red şu kadrodan oluşmakta;
Mevcut Kadro
* Jake Luhrs − vokal
* JB Brubaker − gitar
* Brent Rambler − ritim gitar
* Dustin Davidson − bass, geri vokaller
* Matt Greiner − davul, perküsyon, piyano
Bir Zamanlar August Burns Red
* Jon Hershey − vokal (Looks Fragile After All)
* Josh McManness − vokal (Thrill Seeker)
* Jordan Tuscan − bass (Looks Fragile After All, Thrill Seeker)
Evet gelelim son August Burns Red bombası ''Constellations'ına. Bu yıl 14 Temmuz tarihinde satışa sunulan albüm 47 dakika,35 saniyelik bir sanatgürültüsü. Dehşet bir vokal,mükemmel bir gitar,davul işçiliği ile sarılmış,akılda kalıcı melodiler ve hem de sertlikten zerre taviz vermeyen bir müzik August Burns Red'in müziği. Tek rahatsız edici şey grubun 'hristiyan metalcore' olarak lanse edilmesi. Bu etiket,her duyduğuna atlamayan,biraz araştıran kişileri rahatsız edebilir. Eğer etiketleri boşverip müziğe kulak verirseniz bütün bu yaftaların anlamsız olduklarını anlarsınız. Bu arada ,özellikle heavy metal gruplarının solistlerinin Papa'da bile olmayan devasa haçlarla sahneye çıkmalarına ses etmeyen özgürlükçü metalci kitle, kendisiyle çelişiyor biraz!
'Constellations'albümü 12 şarkıdan oluşmakta. Albümün 7. şarkısı "Indonesia"da progressive death metalin yükselen yıldızı Between the Buried and Me solisti,Tommy Rogers'la bir düet bulunuyor. Constellations klasik ve gaz bir metalcore şarkısıyla açılıyor. Jake Luhrs'un tutkulu ve kızgın vokali albümde bir tane bile sıradan şarkı bırakmıyor aslında. Ayrıca bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama metalcore gruplarında bir doğulu tınısı duyuyor gibiyim. Mesela Heaven Shall Burn'ün son albümü Iconoclast(Part 1: The Final Resistance)bana bu hissi yaşattı. Aynı şey August Burns Red içinde geçerli. Constellations,video çekilen ilk şarkı Meddler üzerinden okunabilir aslında. Albümde buna benzer şarkılar dışında,mesela tüyler ürperten "Meridian" adında bir başyapıt bulunmakta. Şimdi birileri karşı çıkacaktır ama,bu bahsettiğim şarkıda bir Amon Amarth havası yoksa ben metal dinlemeyi bırakıyorum arkadaş!
Albümde dikkat(imi)çeken şarkılar,single "Meddler","Meridian","Rationalist","Ocean of Apathy" "White Washed" ve "The Escape Artist". Unutmadan,grubun vokalistinin sesi bana,çok sevdiğim bir grup olan Demon Hunter vokalisti Ryan Clark'ın muhteşem sesini hatırlattı.
Yeni gruplar keşfetmek lazım. Yoksa Metallica yeni albümde köklere dönecek dönmeyecek dönecek dönmeyecek diye daha çok papatya falı bakarsınız,ki papatyaya yapılan da ayıp ayrıca!
Şimdi,paranız varsa,hayattaki en muhteşem şey olan müziğe ihanet etmeyin ve gidip yasal olarak bu albümü alın,Türkiye'de yoksa internetten sipariş edin diyeceğim de,siz şimdiden başladınız bile albümün rapid linkini aramaya :)
August Burns Red-Constellations-2009
1. "Thirty and Seven" - 3:18
2. "Existence" - 3:53
3. "Ocean of Apathy" - 3:56
4. "White Washed" - 3:45
5. "Marianas Trench" - 4:17
6. "The Escape Artist" - 3:57
7. "Indonesia" - 3:33 - (featuring Tommy Rogers of Between the Buried and Me)
8. "Paradox" - 3:18
9. "Meridian" - 5:58
10. "Rationalist" - 2:38
11. "Meddler" - 3:52
12. "Crusades" - 5:10
Karga
http://www.augustburnsred.com/

1-Pagan - Shamanic Flames
2-INSISTENCE - Filler
3-Episode 13 - Black Mass
4-Akbaba - Devil
5-___aaaarrghh___ - Kara Doğa
6-The Sarcophagus-Black Candle_s Dim Light
7-MALEFIC ORDER - Among The Flames
8-BERZAH - Hell watcher
9-Divine Majesty-Infectious Imbecility
10-In Spite - Feel Nothing
11-Ehrimen - Black Kingdom (1996) (Underground Black Metal)
12-Black Omen - Damned Renaissance (The Plague)
13-Black Tooth Goddamn it all
Download-İndir
Metalbilge Fanzinden Kolay İndirilebilir 5 Şarkı.Compilation albümler devam edecek bu arada.
Nocturnal Depression - Her Ghost Haunts These Walls.mp3-İndir-Download
Isa - Isolatie.mp3-İndir-Download
Groza-Geride Kalan Yillarim (Ing).mp3-İndir-Downlaod
Anti - Disruption.mp3-İndir-Download
Sterbend - Einsamkeit.mp3-İndir-Download



















